Hikaye Birahanesi

Bölüm 14

Duvar

Wall

2 dk okuma17 Aralık 2023

Duvar

Işıklar gözümü aldığında anlıyorum sabah olduğunu. Toprak yaş ve soğuk hissettiriyor. Bazen ellerim uyuşmuş oluyor, parmaklarımı oynatma kabiliyetimi kaybettiğimde panik içine düşüyorum. Lakin birkaç küçük hareket ile bir soğuk incelik sinirlerimden sızınca az olsun rahatlıyorum. Parmaklarım karıncalanmaya başlıyor.

Ben uzun süre önce konuşmayı unutmuş olması gereken biriyim. Bir insan dili konuşabiliyor olabilmem bile beni şaşırtıyor, bu bir mucize dedirtiyor. Bunları kazıyor olabilmem hayret verici. Uzun bir süredir belki de olduğum yerde bulunma sebebim bu sebeptir diye düşünmüyor değilim.

Lafı dolandırıyorum, kusura bakmayın. Normalden daha kısa tutacağım zannedersem. Nasıl gözümü alan ışık sabahın habercisi ise bu duvarların ardında kaybolan güneş tam aksi. Uyumam pek mühim değil sanırsam fakat, bu cümleleri kazımaz isem bir başıma bir tek kendi huzurumda yine kendimle ne yaparım bilmem. Bundan dolayı sabahları önemli benim için. Her gün değişen irili ufaklı taşları bulmak gerek. Bunları iyice kırıp şekle vardırmak gerek. Sonra bu ağaçların sürekli dolandığı kara kuru kabukları gövdesinden ayırıp bir zemin oluşturmak gerek. Sonra da kazımam gerek. Bu duvarların uğruna.

Neden?

Bilmiyorum. Pek çok şey gibi bunu da bilmiyorum. Ancak yorucu hissettiriyor nedenlerini düşünmek. Buradan nasıl çıkarım, duvarların ardında ne var, burası neden var? Pek çok soru ve hiç bir cevabı yok. Aklımı bunlarla yitirdiğim zamanları hatırlar gibiyim. Gerçi bir kaç bulanıklık dışında kendimle özleşen bir parça bulmakta zorlanıyorum düşüncelerimde.

Sonsuzluğa ulaşmak için onu tecrübe etmek gerekmiyor sanırım. Ben ettim. Her gün her içsel kırılma, zihindeki girdapların taşması, ellerimin ve kollarımın duvarlara vurmaktan kanaması. Hissizlik ve hareketsizlik oluyor bazen, ulaşılmaz yıldızları izlerken, güneşe bakmaktan kör olduğum her sabahın ardından yenilenirken: gözlerim ve ellerim ve ağaçlar ve taşlar.

Burası hakkında düşünmeyi bıraktım demek doğru olmaz, kazıyorum bunları ağaçlara. Her sabah kayboluyorlar yazılarım ve yeniden kazıyorum. Duvarları milyonlarca yıl izlediğime şahit oldum, bazen üzerinde bir kapı gördüğüm bile oluyor. Bir şekil bir çizim gibi, bir çıkış arıyor zannederim zihnim. Ancak yaklaştığımda yekpare dokunuşu parmak uçlarımı yeniden yakıyor duvarın.

Birkaç yüz bin yıl önce duvarların ardında ne olduğuna dair tahminlerimi sizinle paylaşabilirdim. Şimdi ise bunun bir konsept olduğuna, bunun var olduğuna bile emin değilim. Duvar bütün soğukluğu ile mevcut ve ardı benim için yok. Işıklar gözümü almayacak bir zaman kim bilir. Fakat eminim ki ben duvarın ardında olmayacağım, arkasını görmeyeceğim. Ben duvara bakacağım, duvar hiç bir şey yapmayacak. O soğuk ve tüm, beni çevrelediğinden habersiz bir duvar.

Gök yine kapanıyor, duvar.


Bildirimler

Yeni bölümlerden haberdar olun.

Bir kez doğrulayın; yeni bölüm bildirimleri ve yorum kimliği aynı e-postaya bağlansın.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

Yorum yaz

"Duvar" için yorum yazmadan önce üst menüden giriş yapmanız gerekiyor.

Magic link’e tıkladığınızda bu cihazda 30 gün boyunca yorum oturumu açık kalır.